mektup





Cânım Çerez,

Tanıdığım en çatlak kedisin. O komik ortasından çizgi geçen burnuna bakmak bile beni çok güldürüyor.
Peteklere hop diye bir kerede çıkman harika. Ordaki keyfine özeniyoruz. Kendini ve gene komik poponu, patilerini ısıtıp kucağıma zıplamana da bayılıyorum. En pofuduk sıcak su torbası sensin bebek!

Yaramazsın, yaramazsın, yaramazsın.
Anneni canından bezdirdin, senden sonra tam bir tekke kedisi oldu, sakin, vakur, uslu ve olgun. Nirvanaya ulaştı sayende.
Gevezesin, "miyav miyaaavavaavaooooooooooooaaaaaaaaaaaaaw" diye konuşan bir kedi görmedim ben daha önce. "Anlat kızım noldu?" diyorum bıdır bıdır bıdır anlatıyorsun.
Mutfak kapısında, balkona açılan sinekliğe tırmanmayı, sonra da bir santimlik yerde dört pembiş patinle durmayı nasıl becerdiğini hala çözemedik.

İki ayağın sarı, iki ayağın beyaz.
Bıyıkların upuuzuuuuun!
Geceleri ayaklarımı kemiriyorsun.
Ben seni "elmyra" gibi yumuşturunca, kaçıp babana sığınıyorsun, o uyur uyumaz karnının üstünde ya da ayaklarının dibinde yerini alıyorsun.
"Yakalarımm seni" der demez kovalamaca oynamaya başlıyorsun:)


Kızınca poflaya poflaya yatağın altına girip, huysuz ihtiyarlar gibi orda söylenmeye devam ediyorsun.
Bence sen çizgi kedisin:)

Üç renkli kediler uğurlu olurlarmış ve mutlaka kız. Sen de, annen de, bizim tontini, üç renkli deli kedilerimizsiniz.

İkinizde de kendimden bir şeyler buluyorum, sanki içimdeki kedilerin yansımalarısınız. Duman'ın asi ve karamsar, sevilmeye korkar halleri, annesiyle ilişkisi, uzun uzun düşünmeleri, seninse tam bir canavar oluşun, neşe küpü zıplaklığın, eğlenmeyi bilmen, mutluluğun, savrukluğun, sevgiye karşılık verişin, "sevin beni" deyişin. İkinizde en çok şeyimi paylaştığım, her halime şahit olan kız arkadaşlarımsınız:) Akşam sevgilimin geleceği saatlerdeki telaşı hep beraber yaşıyoruz değil mi, üç küçük kadın... Ben yemek yapıyorum, şarkılar söylüyorum, elbiseler giyiyorum çıkarıyorum, sizse dört kulak kapıda bekliyorsunuz. Ve taa aşağıda bir tıkırtı, koşuyorsunuz kapıya hemen, hiç şaşmıyor bu, o gelene kadar kimler açıp kapıyor dış kapıyı sizde bir hareket yok, ama O ise eve yaklaşmakta olan anlıyorsunuz daha kapıyı çalmadan...


Bize benzeri olmayan bir sevgiyi tattırdınız...


kalpkalpkalp




6 Comments:

  1. Robin Goodfellow said...
    kediler bambaşkalar bayılıyorum onlara
    çocukken 5 kedimiz vardı evde bahçede de köpeğimiz vardı
    hayvanlarala yaşamanın ne şahane olduğunu biliyorum
    hala da evde bir köpeğim var ve en yorgun anımda bile işten gelince üstüme koşup tırmanmasına bayılıyorummm
    hayvan sevgisi bambaşka
    çereze de çok zıpır bakıyor yalnız :)
    yass said...
    mermaid oncelıkle cook tesekkur ederım destegın ıcın..

    3 renklı kedılere bayılıyorum.. ben de gecenlerde ogrendım boyle kedılerın sadece dısı olabılklerını .. ne akdar ılgınc bunu arastırıcam aslında merak ettım neden boyle oluyormus..

    kedıs cok tatlı.. butun kedısler.. hıc eksık olmasınlar..
    Tanya's said...
    Evde beslediğin herşey çocuğun oluyor..ve seni öyle karşılıksız koşulsuz seviyor ki..
    Karen Hanim said...
    fotograflarınızı çok beğendim.
    Anonymous said...
    Süper bir mektup. Şahane yazmışsın! "miyav miyaaavavaavaooooooooooooaaaaaaaaaaaaaw" efektine bayıldım. Mektup başlangıç kelimesi ve ilk cümlesi çok yaratıcı.
    Oldum olası Kedi mektuplarını, kedilere mektupları, mektup kedilerini, mektup ve kedi ile ilgili herşeyi çok severim. Süp-per olmuş.
    mermaid said...
    gecikmiş bir cevap:
    @puck: kediler başka tabi.
    @yass: jaws iyileşti ya şükür:)
    @karen hanım: teşekkür ederim.
    @tanya: hem de nasıllll. iyi bilirsin sen.
    @adsız: bitanecik yarenim öperim:)

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa