"olağan"

camı açıyorum, duyduğum kokuyu tanıyorum, ben bu şarkıyı iyi biliyorum, her yıl yeniden besteliyorum, okuldan kaçmak kokuyor, sokaklara dökülmek, serserilikler, seyahatler, püfür püfür perdeler, misss gibi içime çekiyorum, cesaret diyor, alıp başını gitmekten bahsediyor, gözü karalık, yanına ondan başka hiç bir şey almadan, denize hem de, mickey mouse gözlüklerimi takayım ben, güneşten gözlerim kamaşıyor, muzur muzur parlıyor, haylazlıklara davet ediyor, sonra rüzgar denizin kokusunu taaa burnuma kadar getiriyor, sanki şu an ayaklarıma sular değiyor, bir kez daha emin oluyorum, ben denize kıyısı olmayan bir kentte yaşayamam, darlanırım, bu koku burnuma gelmezse ölürüm, hani şimdi içimden üç kere deniz desem suları yutacak kadar yakınım, neye bakacağımı, neyi tadacağımı şaşırdım ben, mis gibi, bahar bütün cilvesiyle, bu şehire ne kadar da yakışıyor, baharın en çok yakıştığı yerdeyim ben, seninle hem, sonra hamakta sallanıyorum sanki, o çimenlere uzanıp kitap okuduğumuz uzun öğleden sonra gibi, öyle bir dinginlik, uzun bir uykudan dinç kalkmak gibi, hafif rüyalardan, rüya gibi bir sabaha uyanmak gibi, bağıra çağıra şarkılara eşlik ediyorum, "bütün cümlelerin anlamı değişiyor, üstelik tek bir satır eklemeden", kuş olup kanat çırpıyorum, gülüyorum, gözlerimden yaşlar gelinceye dek, ağlıyorum sonra, mutluluktan belki, belki bahardan, kitaplara bakıyorum, bu mevsimde ben kendimi bile seviyorum, adadaki bisikletteyiz şimdi, yokuş ayağı, bir yanım deniz yüzümde rüzgar, sevgilim ben uçuyorum!, sonra en sevdiğim şiirleri bir daha bir daha okuyorum, ilk kez okur gibi, ben sana aşık oldum, ben sana aşık oldum diyorum, kaç kez daha olurum bilmiyorum, çok seviyorum ben bu mevsimi içime dolduruncaya kadar içime çekmek istiyorum, hepsini, sonra her nefesim bahar olsun istiyorum, ben onun bir geçiş mevsimi olduğunu düşünmüyorum, yazı getirdiğine inanmıyorum, kışın onu getirmesini seviyorum, yine bahar. hep bahar, hep nisan. eylüle kadar, sonra eylül, bu her şeye olduğundan fazla anlam yüklemek değil, abartmak değil, altını çizmek değil, gerçekten öyle, siz duymuyor musunuz bu kokuyu? kanınızda dolaşıyor bu zehir, hissetmiyor musunuz yoksa?



üstelik bir yaz günü

durup dururken sana seni sevdiğimi söyledim

sonradan uzun uzun düşüneceğim bunun gülünçlüğünü

ama ayrıldıktan birkaç saat sonra

unuttum yüzünü

"olağan" deme sakın ha

seni yeniden sevmeye hazırım demektir bu

bu dünyada tek başıma

denizin eski olduğu yerlerde

böyle oluyor işte..

t.uyar

2 Comments:

  1. Tanya's said...
    Durum bnede aynı..sabah okuldan da kaçtım üstelik.
    Moonish (moonsun) said...
    Bu kokunun ve zehrin adi bahar ve ask olsa gerek :))

    Merhaba sevgili Deniz Kizi :)) Sana kucak dolusu sevgilerimi birakmaya geldim :)

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa