hamilelik günlüğü

Geçtiğimiz haftasonuna, bir kaç kitap sığdırdım, bir tanesi de, Ece Arar-Ece'nin Hamilelik Günlüğü'ydü.

Bir kitap bu kadar sürükleyici ve içten nasıl olabilir?

Abartısız, sahici, yalın, sade. Edebiyatçının anne olması mevzunun üstüne bir kitap yazabilecek kibirdeki elifşafak'la kıyaslandığında özellikle, müthiş mütevazi. Bilge bir kahramandan farksız. Ve tek kelimeyle "müjdeleyici" bir kitap. Bu kadar basit işte, abartılacak bir şey yok diyen bir kitap.

Ardından benzer bir kitap daha okudum, sonra benzer bir tane daha. Merak ettim sadece, yo hayır hamile falan değilim. Ama nasıl desem, bir çok ortak özelliğe sahip farklı bir tür gibiler. Çok değişikler. Bir yandan da birbirlerinden oldukça farklı her biri. Hani orta dünyaya sarar, okur da okursunuz ya bir süre. Öyle bir şey. Sırf etrafınızdakileri anlamak için bile okunmalı. Devam kitabı niteliğindeki, Bebeğimin İlk Yılını okumaya başlamadım tabi henüz.



Sevgili yazara, kitabı için, imzaladığı için ve de dünyamda bir pencere daha açtığı için yüzbinmilyon teşekkür ederim.

5 Comments:

  1. Tanya's said...
    Ben Ecenin Hamilelik Günlüğünü okuyup doğurmaya kalkanlardanım..sen ne diyorsun..hahahyt..öyle bir ufkumu açtı yani...
    selen said...
    Merhaba denizkizi,

    Takip ediyordum blogunu ama hic yorum yazmamistim. Siyah Sut kitabindan anladigim kadariyla Elif Safak romanlarini yanlizliklarina saklanip yazan bir romanci. Araf'i yazarken Boston'da kendini nasil dunyadan soyutladigini anlatiyordu Siyah Sut'te. (Her yazar boyle yaziyordur diye bir iddiam yok tabi ki. Yazma/calisma sekilleri yazardan yazara degisiyordur eminim.) Bu calisma stili bana o kadar tanidik ki, evlilikten korkmasini, cocuk dogurmaktan korkmasini/endisesini bu yuzden anliyorum (ya da anladigimi saniyorum). Bu yuzden bana kibirmis gibi gelmiyor dedikleri.

    Sadece bunlari soylemek istedim :)

    Sevgiler,
    mermaid said...
    @zsa: gecikmiş bir cevap için üzgünüm:) ne demek istediğini anlıyorum, hatta katılıyorum. evlilik korkusu ve çocuk korkusu, benzer telaşlar bende de var... hatta ece ararın kitabında bile hissediliyor... ama tepeden bakan bir tavırla değil. yani söylediği deil de, söyleyiş biçimi kibirli geliyor bana... ve tabi yanılıyor da olabilirim:)
    sevgiler ve düşünceni paylaştığın için çok teşekkürler...
    ece arar said...
    ben keşke bu yazıyı kitabın 3. baskı arka kapağına koysaydım. ah keşke.
    mermaid said...
    @ecearar: utangaçsmiley

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa