S.'ye...







Cânım yârenim,

Şimdi ben çanta hazırlıyorum ya, hani biz ankara’ya geliyoruz ya, içim pır pır, çünkü sen evleniyorsun. Benim biricik sırdaşım, arkadaşım evleniyor. Ve ben, sevdiğim adamla dans edeceğim senin düğününde. Bu mucize değildir de nedir?

Çok mutluyum senin için, ne kadar bilemezsin. Hayatının aşkını bulduğun için. Heyecanına bu denli katıldığım kimse olmamıştı benim. Diyorum ya, ben anlamazdım düğünde, kınada ağlayanları, şimdi böyle ağlaya ağlaya dua ederken senin için anlıyorum.

Az şey mi? Birbirimizi büyüttük biz, öyle değil mi? Ne çok şey paylaştık yıllardır. O denizi olmayan kentin tek güzel yanı sen oldun zihnimde. Biri ankara dedi mi, ilk aklıma gelen. Ta oralardan, beni düşünen, yanımda olan, bazen ablam, bazen küçük kardeşim zannettiğim.

Dilerim, benim kadar mutlu olursun. Daha iyi bir dua bulamıyorum ben. Daha güzelini bilemiyorum. Her gün, “iyi ki” derken. Dilerim, her gün böyle hep artarak, hiç eksilmeden. Aynı adama binlerce defa yeniden âşık olacak sevgiyi bulursun onun gözlerinde, ve âşık edecek sevgiyi, kendi kalbinde dilerim. Benim gibi. Kelimelerin sihrine inanan birinin yapacağını yaptım ben en kısa sürede biliyorsun, kocaman bir tek yastık yaptırmıştım, hala onunla uyuruz. Dilerim, o masallardaki gibi, sonsuza dek mutlu mutlu yaşarsınız ve tek yastıkta kocarsınız. Happily ever after!

Ve dilerim, yıllar boyu, yıldönümlerinde, kutlamalarda, 25inci, 50inci yıllarda, doğumlarda, çocukların (lar?) mezuniyetlerinde, kucağımızda battaniye, takma dişlerle oluncaya dek, ve sonrasında da, dostluğumuz sürer. Böyle sevgiyle, çıkarsız, dostlukla el ele oluruz, yine, şimdiki gibi.

Eminim ne heyecanlısın, midende kelebekler, zıplama isteği bir yanda, sevinçten, bir yandan ağlayıp durma hali. Kolay değil, yaşanabilecek en büyük değişikliğin tedirginliği var ve kavuşma heyecanı. Ne kadar planlı gibi görünse de, aniden:) Hepsi durulacak, güzelleşecek inan bana, hatta sen bunları okurken oldu bile:)

Yavaş yavaş o telaş bitecek, işler rayına oturacak, koşturmacada verdiğin kiloları keyiften ve huzurdan alıvereceksin kısa sürede.

Sonra, uzun kahvaltılar, bitimsiz sabah mahmurlukları, özenli akşam yemekleri, gün içi özlemler, kimsenin bilmediği bir sırrı bilir gibi gülümseme bütün gün yüzünde, yeni bir ev, yepyeni yastıklar, bir yastıkta kocama dileği, kendi tarihini yaratma, kendi geleneklerini oluşturma heyecanı, yemekler, listeler, menüler, her yeni tarifte aya gitmişçesine bir başarı hissi, misafirler, ortak arkadaşlar, meraklı gözler, sonsuz bir kalabalığa karışma isteği, diğer yanda dünyanın sonuna kadar böylece baş başa kalma ve kıyameti böyle elin onun elindeyken karşılama arzusu, battaniye altında izlenen filmler, edinilen ortak hobiler, sırf o seviyor diye eşlik edilen oyunlar, maçlar, sırf sen üzülme diye kötü pişmiş bir yemeğin bile en leziz yemekmiş yenmesi, kütüphaneye eklenmek üzere birlikte seçilen kitaplar, büyüklerin yanında kaçamak öpücükler, gece vakti anlamsız isteklerde bile dışarı fırlayan bir adam, o adamın rahatı için saatlerini harcayan bir sen, hayatı bir diğeri için zevkle kolaylaştırma, öpüşme sarılma molalarıyla taçlanan yürüyüşler, kalbinin artık mutmain oluşu, parmağında taşıdığın bir sahiplik, adının yanında gururla taşıdığın bir soyadı ki sence muhakkak en harikası, görünüşüne, sağlığına şu ana kadar olduğundan çok daha fazla değer verme ve önemseme, nedeni basit; sen bu dünyada biri için “dünya” demeksin artık ve yaşamın ta kendisisin, yolda gördüğün yaşlı çiftlere hayranlık ve sevgiyle bakma, onunla buruşmak ve lavaboda takma dişlerini hayal etme halleri, bildiğin bütün şiirleri yeniden ezberleme, bütün gördüklerine yeniden bakma, “ne olursa olsun evlilik çok başka bir şey” diyenleri nihayet anlama, ve belki en çok anneni, hatta ananeni artık anlama, sakin bir denizde rota kaygısı olmadan yüzme, geminin kaptanına sonsuz güven duyma, dünyanın iki kişilik kaldığı duygusu…

Kim bilir neler hissedeceksin gelinlik üzerindeyken, kim bilir neler geçecek aklından dans ederken, gülümserken, “evet” derken,
bense bunlar olurken, bir köşede bütün iyi dileklerimle seni izleyeceğim, gördüğüm en güzel gelinle gurur duyacağım, çok güleceğim ve çok ağlayacağım biliyorum,
Ama inan bana, karşılaşacakların bunlar gibi sayısız mucize… Yepyeni bir sayfa açılıyor önünde, yepyeni bir gezegene doğru yola çıkıyorsun. Senin evliliğin, yeryüzündeki en güzel evlilik ve sen en mutlu kadın olacaksın.

Kendimden biliyorum ben...
Ve senin bunu hak edecek bir kalbe sahip olduğunu biliyor gökyüzündekiler.

Seni çoooook seviyorum.

4 Comments:

  1. Roberta Mendes said...
    Hi, I love your blog, I have a blog on tb craft in general and now I'm offering my readers to download the magazine found the net, http://agulhaetricot.blogspot.com, visit me, and also appears in my online shop Maison Carré by Tita, http://maisontitacarre.blogspot.com, kiss.
    pommeler said...
    sevgiyle kucaklar,öperim bu güzel kelimelerin
    sahibini
    çınar said...
    ne kadar güzel kelimeler... bende 1 haftasonra evlenecek biri olarak... okurken gözlerim doldu. allah herkeze senin yazdıklarındaki gibi güzel bir evlilik nasip etsin
    Anonymous said...
    Bunların yazıldığı bendeniz -bakarkör, köröz ve unutuk da diyebiliriz- yeni görebildim ve yarenimi çoooook öpüyorum!:)

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa