son günlerde


Günler böyle renkli, bu araba gibi güneş alan bir yere park etmiş halde.


* Bolca doğumgünü kutladık. Canım sevgilim bir yaş daha büyüdü, serpildi. Rakamlar olmasa yaşını unutup, benden küçük zannedeceğim kadar yetişkinlikten uzak. İyi ki. Kasım ayı boyunca, çeşitli zamanlarda hediyeler, pasta kesmeler. Ben aslında bütün bir yıl kutlarım bu enerjiyle:)

* Çokça fotoğraf çektim. Ama henüz sonuçları görmedim.

* Bu bayram tatilinde istanbul'un tadını çıkardık. Adım adım yürüdük. Tenha, sakin, telaşsız. Oh ne ala!

* Koç müzesinde bir kocaman gün geçirdik. Dinlenerek, şaşırarak, fotoğraf çekerek, trene binerek. Çok iyi vakit geçirdik. İklim de bizden yanaydı, afilli güneş gözlüklerimiz pek yakıştı.

Çocuk bilinçlendirme kaygısıyla müze gezen insanların, garip davranışları var. Örnek: yüksek ses! Hayır çocukta değil, annede, hatta çoğu zaman babada. Bırak çocuk ne tatlı bir şaşkınlıkla etrafına bakıyor, izliyor. Ki müze aktivitesinin en baştan amacı bu. Sen o keyfe müdahale edip, yüksek sesle "bak o araba bilmem ne zaman yapılmış" diye kafa ütülüyorsun. Ne oldu, çok bilinçlendirdin bravo, hem de hepimizi.

* Yeni yeni yeni ekmekler yaptım.

* Tatilin son günü 12 saat kesintisiz çalıştım. Arada fast food molası verdim, kalkmadan. Şahane bir iş çıkardım, ilginç bir doğum belgeseli. Mucize bebekler. Acaip vakalar. O kadar şiştim ki, sürekli anlattım, ve mutlu sonların birinde ağladım.

* Ahmet Uluçay haberi kalbimi acıttı.

* Ve dün bir kutlama yaptık, 5 ay kadar önce, üç arkadaş, ayınbiri kilisesine gidip anahtar almıştık. Birini geri verme vaktiydi. Benim çekirgem, kocaman gemilere binip dünyayı gezecek. Bize de her limandan kart atacak tabii.

4 Comments:

  1. Hayatın Ressamı said...
    güzel günler geçiyor demek
    maşallah.
    Tanya's said...
    Nasıl denk gelmedikki b bu sokak sürtmelerinde..sakin bayramları seviyorum..ama kansız olmalarını tercih ediyorum..
    Tugc said...
    2 ay önce ben de gittim Koç Müzesi'ne. Arabalara sen de bayılmadın mı :)
    deryik said...
    o babaların çoğu haftasonu babası. "bak araba. bak korna. çalalım mı? yok yavrum burası müze değil oyun parkı, özgürce koş ve bağır willy, eğitimin için faydalı" şaşkınları.

    çocuğa moron, kendine pedagog muamelesi.

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa