teşekkür


Cebimde bir sürü teşekkür var benim.

En büyüğü ve en sahicisi elbette Yaratıcı'ya. Beni bu mucizeyle taçlandırdığı için, hep duyduğu ve ne istesem oldurduğu için. Şimdiye dek bir kere bile, en şımarık isteklerim dahil olmak üzere, reddetmediği için.

Ve tabi; sevdiğim adama...

Elimden tutup, hiç bırakmadığı için. Benim gibi bir kızdan, "anne" yaratmaya kalktığı için. Bazen "sen her halinle güzelsin" diye moralimi düzelttiği, bazen de net bir şekilde "o ayakların hemen küçüleceğini sanmıyorum" diye gerçekleri söylediği için. Tatlı tüketimini abartmamam için evdeki pişmaniyeyi en ulaşmayacağım yere koyduğu için ve tuz atmaya kalktığımda ters ters baktığı için. Tabi bunda elimi karnıma koyup hülyalı bir şekilde bakarak "ah babası bebeğimiz istiyor ama" diyen kadınlardan olmayışımın da etkisi var:) Kabus görmeyeyim diye uykularımı kolladığı için. Kocaman karnıma rağmen, sımsıkı sarılıp kalbine soktuğu için. Binlerce çok büyük, çok anlamlı şey için. Biz bu 9 ay, çok zor dönemler de geçirdik, büyük dersler verdik, ama hepsinden geçtik. Bir adama aşık olmanın, onunla sevgili olmanın o kişinin "baba" olmasına yetmediğine inanırım ben. Ama ben şanslıydım; o sevdiğim adamın içinden, dünyanın en şefkatli baba adayı doğdu, daha ilk günden. Kendine en şahanesinden baba olma tişörtü bastırdı. Ve ona pek yakıştı. Doktorla konuşurken gözleri dolan, bebeğin doğduğu an için kimsenin aklına gelmeyecek hayalleri olan, elinde olsa bir 9 ay da kendisi taşıyacak olan, yaşananları kime anlatsam "çok içli bir adamı seviyorsun sen..." dedikleri için teşekkür ederim. Seni dünyadaki herkesten ve herşeyden daha çok seviyorum.

Sonra anane, babane ve dedeler. Babaneye heyecanı, telaşı ve kilometrelerce öteden taşıdığı "organik" gıdalar için. İlk torunu olmamasına rağmen, ilkmişçesine yaşadığı için. Ve ananeye de; benim hayatım boyunca onunla kuramadığım ilişkiyi bu dönemde kurabildiğim için en çok. En güzel hediyelerden biriydi. Ailenin diğer üyelerine her an tetikte doğum haberi bekledikleri için.

Bütün arkadaşlarıma... Heyecanımı paylaşan, beni dinleyen. E takdir edersiniz, benim pek evli çocuklu bir arkadaş grubum yok, doğrusu ben olsam onlar kadar dinler miydim bu yeni gündemimi bilemiyorum. Bana pek sabırlı davrandılar, pek ilgili. Biricik Deryik'ciğime mesela... "Hamileyim" dediğimde, sahiden kalbinin hızlandığını hissettiğim için. Dünyanın en orjinal bebek süslerini birlikte yaptık biz. Ve sır olarak sakladık:) Emrimizde bir ekip çalışsa daha neler neler yaparız hem. Hamile olduğumu hatırlattı bana, en çok da kendimden yakındığımda. "Hamilesin unutma." dedi kaç kez. Bana güç verdi. Ve elinde bir "ilk kitapla" çıkageldi. Çantasından lavantalar çıktı. Telefonu bir kerede açmazsam, hemen ikinci defa aradı :) Ne yazsam az. "Ay teyzoşuuu yesin onuuu" gibi vıcık vıcık sahte sevgiler yerine, satır arası mesajlarıyla göz kırpmak ve içtenlikti ona hep yakışan.

Taa Amsterdam'lardan duygu dolu kart atan, biz evlenirken başka bir şehirden uçup gelen ve şahit olan dostumuza. Sevdiceğimin arkadaşları içinde en sevdiğim kişi olduğunu söylemeliyim. İlk enstürmanını o aldı minik adamın. "Bana bak çok heyecanlıyım, mutlaka haber vereceksiniz" dediği için. Böyle bir amcası olacağı için çok şanslı minik adamım.

Karşı kapıda, evinde ne pişse "canın çekmiştir" diyerek gönderen, süpersonik bir çöp kovası armağan eden biri yaşadığı için müteşekkirim sonra. Canım tiyatro perime ne kadar teşekkür etsem az, her geldiğinde elinde minik adama bir şey, bir süpriz, bir plan, bir düşünce... İsmi en çok beğenen ve ilk paylaştığımız insan oldu. Sevgili okul arkadaşlarıma. Benden önce doğuranlara, deneyimlerini anlatanlara ve heyecanıma ortak olan diğerlerine. İngiltere'den tek tek ne istesem buraya taşıyan dostuma. Çörek otlarına tılsımlar yerleştiren arkadaşıma. Doğum esnasında ihtiyacım olduğuna inandığım ot kök ve suyu ülkeler arası taşıyan bir deli kıza. "Sen hiç kendini yorma, bir çay koy yeter" diyerek gelen kuzenlerime. Kendi acısına ben ortak etmeyen bir başkasına, Mortingen'in ne zaman ihtiyaç duysam, eve-doktora gelebildiği çalışma sistemine. Sonra taa Alaska'lardan komik pijamalar taşıyan arkadaşıma, telefonda "daha doğurmadın dimi?" diyenlere. Birlikte çalıştığımız insanlara da çok teşekkürüm var. Hepsi pek anlayışlıydı, çeviriler için konuşurken, ben özel bir muamele istemediğimden; çekinerek "daha doğurmadın değil mi, sen söylemezsin de..." diyerek beni güldürdükleri için. Ve patronuma, en çok da hiç patrona benzemediği ve sıcacık sesiyle, yaşam enerjisiyle hayatımda olduğu için. Ve tabi bu dönemde hayatımdan kendiliğinden kopup giden, omuzumda yük insanlara da içten bir teşekkür. En doğru zamanı seçtikleri için.

Bakkal amca'ya bile teşekkür edesim geliyor. "Taşıyamayacaksan göndeririz" inceliği için. Ani fren yapmayan taksicilere, yolda görüp dualar eden teyzelere, gülümseyerek bakan yabancılara, her şeyi ayağıma getiren nazik kargo görevlilerine, internet alışverişi denen mucizeye, İpek hanım'ın çiftliğine, evden çalışabilmemi sağlayan tatlı netbook'uma, -bu evden çalışma konusu için de bir post yazasım var; mesai ve deadline'ı kendin belirliyorsan, yaptığın şey çalışmak değil, kariyerkadıncılığı oynamak oluyor diye omzundan sarsmak istediğim müdürkarısı kıvamında ablalar var- aldıklarıma "bu da bizden" diye minik bir çorap hediye eden satıcıya, bazen kendimi kraliçelerden güzel hissettiren, bazen "çok iriyim galiba" dedirten aynaya, yaz günlerini serinleten pırpıra, çilekli dondurmaya, çatlak patlak kremlerine, yeşil eriklere, fındık ezmesine, kısacık öğle uykularına teşekkür ederim. Dinlediğim şarkılara, okuduğum kitaplara, güneşli günlere, güzel yağmurlara, canım Eylül'e ve tabi Kasım'a, minik bebek çoraplarına, sevgilimin rusya'lardan getirttiği matruşka bebeklere -daha anlamlı bir armağan olabilir miydi-. İçimize en sinen ismi bulduran ilham perilerine. Robotlu uyku tulumlarına... Hepsine teşekkürüm sonsuz.

Twitter'dan hatır soran, iyi dileklerde bulunan herkese teşekkür ederim. Çoğu zaman içimi döktüğüm, heyecanla cıvıldadığım bir mecra oldu bu bekleme halinde. Keçelerden harfler, oda süsleri ve tabi en değişik lohusa tacını yapıveren Nazo'ya, birlikte gün saydığımız İnci'ye, ki bu hamilelikte kurulan dostluklar biraz da askerliktekine benziyor sanki. Garip bir şey, ortak endişeler, benzer düşünceler, tecrübe aktarımları, birlikte yapılan alışverişler. Ben çok memnumun onu tanıdığıma. Telaşları, seyahatleri içinde vakit bulup, hal hatır istek soran, cesaret veren Tanya'ya. İlk dinleyeceği müziği soran Elif'e. Söylemiş miydim, biz bu minik adama şahane bir koleksiyon hazırlıyoruz. İşte bu sandığa; 70'li yıllarda basılmış velet kitapları gönderen, bana da kırmızı kurdeleli bir taç ekleyen PrimaRima'ya, hamile bandı zerafeti için Laçin'e, kitaplarıyla ve mailleriyle ablalık eden Ece Arar'a, hastane konusunda içimi rahatlatan Perizad hanımefendi'ye, bir konseri eşsiz bir anıya çeviren Biricik hanım'a, bu hamile zihnimle tek tek hatırlayamamış olabileceğim bütün güzel kalpli insanlara. Hala bu blogun akibeti hakkında mail atan herkese. Ben gerçekten birilerinin okuduğunun farkında değildim.

Biz üç kalbiz bir süredir. İkimiz elele yeni bir dünya yapıyoruz. Tek tek her adım için emek vererek.

Bu süre içinde, bizi sevgisiyle sarıp sarmalayan herkese çok teşekkür ediyoruz. -ben ve Mortingen tabi, bebeğinin ağzından konuşan, "babamız bunu aldı, sizi öpüyoruz teyzeleri" diyen bir tip olmayacağım hiç bir zaman ben, tahmin ettiğiniz bunu, değil mi? :) -

Sağda sersem bir sayaç yok, zamanı parmaklarımızla saydık biz. Biraz daha sonra, 6 el ve 6 ayak yaşayamaya başlayacağız çatımızın altında. Heyecanlıyız, mutluyuz ve çok merak ediyoruz. Hayatımızın en güzel macerasına hazırız.

Dualarınızı, iyi dileklerinizi bekliyoruz.

14 Comments:

  1. ece arar said...
    nasıl sahici, güzel bir teşekkür yazısı. çok sevdim... hep mutlu olun siz. minik adam'ı merakla bekliyoruz.
    Delfina ; said...
    Sen hülyalı bakışlar atmayan güzel kız;

    Bu cümleleri,doğallığı ve gelecek olan en şanslı bebeğin durumunu görünce ben de sevindim,mutlu oldum...Sağlıcakla ve huzurla gelsin minik kalp....Sana şimdiden geçmiş olsun diyorum denizkızım...

    Gözlerinden {özlemle} öpüyorum...
    Püstüklü Mama said...
    @mormermaid ya sen ne harika bir anne olacaksın biliyor musun? ne güzel bir yazı yazmışsın. ne sahici, ne doğal. ne harika. sağlıcakla gelsin minin adam. sizi çok mutlu etsin, uzun upuzun sağlıklı bir ömrü olsun, bahtı güzel yolu açık olsun. sevsin, çok sevilsin. okusun, araştırsın, öğrensin. mutlu olsun ve mutlu etsin.
    Püstüklü Mama said...
    @mormermaid ya sen ne harika bir anne olacaksın biliyor musun? ne güzel bir yazı yazmışsın. ne sahici, ne doğal. ne harika. sağlıcakla gelsin minin adam. sizi çok mutlu etsin, uzun upuzun sağlıklı bir ömrü olsun, bahtı güzel yolu açık olsun. sevsin, çok sevilsin. okusun, araştırsın, öğrensin. mutlu olsun ve mutlu etsin.
    AidaSalem said...
    Tebrikler.
    derya said...
    offf eve gidip birdaha okuyacağım, gözümde biriken yaşlar boğazımda düğüm oldu, evde çözmem lazım...
    dualarım sizinle...
    Lacin said...
    Mutlulukla, sağlıkla gelsin minik prens. Evinize huzur ve neşe getirsin :))
    narsis said...
    Öf kadın, postu görünce birden kalbim çıkıyo sandım yerinden! Doğdu mu doğmuş mu ne hı nolmuş diye.

    Ay acaba hangi gün doğacak, çok helecanlı =)

    Sağlıkla başlayalım dileklerimize, gerisi sırayla ya da el ele gelecek!
    ikinehir said...
    iyi ki yazdın, çok merak ediyordum seni, sizi! yaz buraya, ben de okuyayım :) az kaldı diye tahmin ediyorum, ben hep Allah kavuştursu diyorum böyle anlarda, en güzeli o gibime geliyor. hadi çok güzel çok kolay geçsin günler, kavuşun artık.
    n@zo said...
    Ben sana boşuna deli demiyorum :)
    Sesin çıkmadığında da, çıktığında da doğurdun sanıyorum. Nasıl iş ben de anlamadım. Yazıya başlamadan doğdu pıtıpıtı dedim, bi yanda da hangi arada yazı yazacak ki, daha doğmamıştır diyorum :)
    Neyse..
    Çok iyi anne olacağın konusunda herkesle hemfikirim. Rehberim olacaksın zaten ileriki zamanlarda :)
    Pıtıpıtı çok şanslı bir bebek.. Böyle bir anneye ve babaya sahip olmak gerçeken büyük şans, aşkın sevginin sonuna kadar hissedildiği, yalansız, içten, doğal, neşeli bir yuvada büyüyecek.
    Tabii ki önce sağlıkla, kolaylıkla gelsin de..
    Dularım sizinle..
    Şimdiden ömrü uzun, bahtı açık olsun güzel adlı minik adamın..
    Benim için de öp onu olur mu?
    Tanya's said...
    kesin doğuruyosun..yorumları onaylamadın, tvitlemiyosun..meraktayım.
    deryik said...
    daha doğurmuyor. doğurursa blogunu hackleyerek haber vericem, panik yok :P

    benden kocaman öp-çük!
    pommeler said...
    uzun sağlıklı bir ömür dilerim
    en güzelinden en neşelisinden
    en sahicisinden
    sevgiyle kucaklar ,öperim sizleri :)
    pisikopati said...
    Yahu bir bakayım şu bloga gelmedi mi oğlan hala dedim bu yazıyı gördüm:) Allah sağlıklı, huzurlu, mutlu bir insan yapsın onu, iyi insanlar çıksın karşısına hep. Hepinizi öpüyorum:))

Post a Comment



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa