Bir haftada ancak sistemimi oturtabildim. Evet çok zevk alıyorum ama çalışmam gerek diye bir ses var içimde, susmuyor. İşin başına oturana kadardır benim sorunum daima, karar verdim mi yapmaya, tamam çorap söküğü gibi olurum, harika verimli gider her şey, ama önce başlamam gerek. Sonra saatler sürer, çok kısa molalarla.
Biriken ütülerim bir yanda, biriken sayfalarım diğer yanda. Hızla karar vermem gerek. Planlı olmam gerek. Ev düzenli olmazsa çalışma da verimli olamıyor. E ben de düzen prensesi sayılmam doğrusu pek. Düzen severim düzenlemeyi sevmem:) Asmalı Konak tekrarları izliyordum, 2-3 ay önce, o zaman bir ara mutfağa girip "kızlar ortalığı toplayın malzemeleri hazırlayın birazdan yemek yapacağım" diyesim geliyordu. Oh birisi arkamı toplasa sürekli dünyanın en çalışkan arısı ben olurum zaten.
Ama güzel yanları daha bir çok. Ev ev ev ev. Güvenli, sakin, sıcacık, benim...
Mumlar, sevdiğin elbiseler, bazen müzikler... Gürültü yok, tahammül etmek zorunda olduğun insanlar yok, stres yok.
Not: 20lik diş nedir, neden ağrır, neden haftasonuna denk gelir, neden saatlerce sürer geçmez, neden neden neden bilen var mı?
karavan

Hayalimdeki işi buldum mu ben sahiden?
Evdeyim, tıkır tıkır zihnim ve klavyem çalışıyor, çalışıyorum, yoruluyorum, dinleniyorum, kelimelerle oynuyorum.
Bir mola verip yemeğime bakıyorum, hop bir de kahve yapıyorum kendime koca fincan, iki satır kitap okuyorum, bir kaç ilmek örüyorum, sonra yeniden çalışmaya dönüyorum. En sevdiğim kazak üzerimde, parmak uçlarım mor, burnumda yeni yıkanmış çamaşırların kokusu...
Akşam sevdiceğim geliyor, yorgun oluyorum ama bitkin değil ve fazlasıyla mutlu, huzurlu.
Evde çalışmanın da zorlukları var tabi, bir disipline sahip olman gerekiyor, arkadaşların "ya akşam yaparsın bir kahve içelim beraber" demelerine karşı koyman, ne olursa olsun erken uyanman, güne güzel ve dinç başlaman, seni bekleyen ev işlerine öncelik tanımaman, düzenli bir çalışma ortamına sahip olman...
Çok gerekmedikçe dışarı çıkmıyorum. Sevdiceğimle yaptığım gezintiler hariç. Diğerlerini istemiyorum şu sıra.
Hem evimi karavan gibi kullanabiliyorum ben, canım nereye isterse oraya çekiyorum...
"sonunu düşünmeden duygular sarınca beni
bulutların üstünden bıraktım ben kendimi"
bulutların üstünden bıraktım ben kendimi"
Sevgilim,
Ne söylesem eksik kalıyor, içimde ne çok şey var anlatacak ama ne kadar az kelime onları anlatmaya yetecek...
İyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın, iyi ki benim sevgilimsin.
Sayıyorum, yazıyorum, fotoğraflıyorum, ayak izlerini kaydediyorum, anıları biriktiriyorum ya ben,
Bugün 2 yıl bitti. Yarın seni kendim uyandıracağım ilk sabahın üstünden 2 yıl geçti... Sonraki sabahlar hep beraber uyandık, söz verdiğimiz gibi... Her saniye için, her sabah ve gece için ve ikisinin arasındaki zaman için, nefesin, sesin, kokun için, aşık olduğum adam olduğun için, ve aşkımın karşılık bulduğu adam olduğun için, beraber yüzdüğümüz deniz için, hasta olduğumda baktığın için, şımarıklıklarıma katlandığın için, olgunluğun, serseriliğin ve ikisini dengeleyişin için, "bak seen" deyişin için, her gördüğümde bana yaşam sevinci veren gülümseyişin için, mükemmel doğum günü hediyem için, bembeyaz ev için, kedileri doğurturkenki cesaretin ve beni de yavrulamak konusundaki cesaretlendirişin için, tabağından yememe kızmayışın için, hep rahat koltuğu bana bıraktığın için, gece korkunca sabırla sakinleştirdiğin için, oturup yazmaya kalkınca buralara sığmayacak bir sürü şey için, özetle iki yıldır yaşadığımız mucize için teşekkür ederim.
Nice 2bin, on2bin, 2milyartrilyon yıllara,
daima elele, birlikte,
hep artan bir aşkla,
sonsuzluklara...
daima elele, birlikte,
hep artan bir aşkla,
sonsuzluklara...
-Seniseviyorumseniseviyorumseniseviyorumseniseviyorumseniseviyorum-
wanted
Sex and The City tüm sezon dvdlerini, kısa bir süre için (bir hafta kadar) bana ödünç verebilecek gönüllü aranmaktadır:)
Karşılığında, pati izi, gor gor, kedi tüyü ve fotoğrafı verilecek ve geri alınmayacaktır.
Karşılığında, pati izi, gor gor, kedi tüyü ve fotoğrafı verilecek ve geri alınmayacaktır.


